 |
 |
|
| |
|
 aksi
|
Kayıt: 30.11.2005
Üye no: 2
Başlık: 772
Şehir: unuttum
34446 Puan
|
|
İstanbul'un Fethi'nin Düşündürdükleri |
|
|
Dün İstanbul’un Fethi’nin 554’üncü yıldönümünü kutladık. Milletçe daha nicelerini kutlamamızı Cenab-ı Haktan dilerim.
İstanbul’un Sultan 2. Mehmet tarafından Fethi, dünyada ve insanlık tarihinde bir çok ilklere başlangıç olmuştur.
Bu Fetih, Türk zekasının, cesaretinin, fen ve teknolojisinin, bilim ve ilim sevdasının, hakseverlik, adalet ve merhametinin zirvelerinin yaşanması ile gerçekleşebilmiştir.
Bu vurdulu kırdılı bir kovboy oyunu değildir. Bu zulme karşı asil bir davranıştır, dikiliştir..
Fetihle birlikte ayrı din ve ırktan olanlar, başka dilleri konuşanların; bir arada ve sulh içinde yaşayabileceği bütün dünyaya ispatlanmıştır.
Fetihte esir düşüp başka ülkelere gitmek isteyenlerden, verecek kurtuluş akçe parası olmayan fakirlerin kurtuluş akçesini Fatih Sultan Mehmet kendi cebinden vermiştir.
Fatih’ten önce 28 defa muhasara geçiren İstanbul yanıp yıkılmış ama teslim alınamamıştır.
29’uncu muhasara Fatih’in emrinde Türkler tarafından gerçekleştirildi ve Fetholdu.
Fatih bir muhtemel savaşta lojistik faktörlerin ne kadar etkili olduğunu Rumeli Hisarını yaparak; yani Bizans’ın ikmal yollarını keserek göstermiştir.
Dünyada o gün için emsali bulunmayan Şahi toplarını döktürerek; kesin silah üstünlüğünü sağladı. Topların atıştan sonra daha çabuk ve güvenli soğumaları için, zeytin yağı ile yağlanmasını keşfederek, motor ve aksamının yağlanması işini bulup insanlığa hediye etmiştir.
Galata tepelerinden İstanbul tarafına Top mermisi atabilmek için, dik mermi yollu bir silah yani Havanı, Fatih keşfetmiştir.
Haliç’in üzerine bir yüzer köprü kurdurmuştur. 2’nci asırda bu yüzer köprülere askeri makamlarca ne kadar ihtiyaç duyulduğunu strateji uzmanları bildiriyor.
İstanbul’a bolca su getirterek, suyun insan hayatındaki önemini herkese göstermiştir.
Bir Rum mimara Fatih camiini inşa ettirerek, dindeki anlayış ve hoşgörüsünü göstermiştir.
O Rum hainlik ettiğinde cezalandırmış sonra da; Sultan Mehmet bu Rum karşısında yargılanmıştır.
Muhasara öncesi Galata bölgesindeki Cenevizlilerle, saldırmazlık ve dostluk anlaşması imzalamıştır. 29 Mayıs günü İstanbul düştüğünde, İstanbul surlarında bir çok Ceneviz askerinin ölüsüne rastlandı. Bu da, anlaşmaya rağmen Cenevizlilerin, Bizans’ın safında Türklere karşı savaştıklarını göstermektedir. Buna rağmen Fatih onları bırakın öldürmeyi, en küçük bir cezaya bile çarptırmadı. Kiliselerini açık tuttu.
Ayasofya ve diğer 20 kiliseyi, oralarda ibadet eden ve fakat yurt dışına gitmek isteyen Rumların rızalarını alarak camiye çevirdi.
Kendi kesesinden yaptırdığı Fatih’teki Sahnı Seman medresesine, arada bir ziyaret yapabilmek ve kendine bir oda tahsisi için, ilmi yeterlilik sınavına girip kazandı Medreseye ancak o zaman ziyaretçi olarak kabul edilebildi.
Bu bize şimdiki hayatımızda biraz tuhaf gelebilir. Şimdi bazı makam sahiplerinin bırakın kendisinin gitmesini, hamil-i kart yakınimdir yazılı kartvizitle, kimlere ne kapıların açıldığını hepimiz bilmekteyiz.
Adil, bilgili ve cesur idareciler milletlerini refaha erdirmişlerdir.
Gazeteci - Yazar: İsmail Yağcı
Günün Konusu (29 Mayıs 2008) - aksi
|
| |
|
 |
29 May 2008 06:48 am |
|
Mesaj: #1  |
|
| |
|
 aksi
|
Kayıt: 30.11.2005
Üye no: 2
Başlık: 772
Şehir: unuttum
34446 Puan
|
|
Tarih çalışırken İstanbul'un Fethi ve 2. Mehmet dönemine gelince nedense bu konu hakkında daha detaylı bir araştırma yapma gereği duydum ve okudum da, Fatih Sultan Mehmet'i her okuduğumda etkileniyorum.
|
| |
|
 |
29 May 2008 06:58 am |
|
Mesaj: #2  |
| |
|
 enginKurt
- " O Yakında Asker " .. / ..
|
Kayıt: 13.01.2006
Üye no: 38
Başlık: 973
Şehir: Elazığ
96339 Puan
|
|
| aksi demiş ki: |
| Tarih çalışırken İstanbul'un Fethi ve 2. Mehmet dönemine gelince nedense bu konu hakkında daha detaylı bir araştırma yapma gereği duydum ve okudum da, Fatih Sultan Mehmet'i her okuduğumda etkileniyorum. |
çok haklısın, benimde okuyunca tüylerim diken diken oluyor.. 
|
| |
|
 |
29 May 2008 07:00 am |
|
Mesaj: #3  |
| |
|
 _ReaList_
bi kOfik vardıı canı kaşınan
|
Kayıt: 11.03.2008
Üye no: 3,973
Başlık: 58
Şehir: ElazıĞ
98530 Puan
|
|
 |
|
|
Yelkenler biçilecek, yelkenler dikilecek;
Dağlardan çektiriler, kalyonlar çekilecek;
Kerpetenlerle surun dişleri sökülecek
Yürü, hala ne diye oyunda oynaştasın?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Sen de geçebilirsin yardan, anadan, serden....
Senin de destanını okuyalım ezberden...
Haberin yok gibidir taşıdığın değerden...
Elde sensin, dilde sen, gönüldesin baştasın...
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Yüzüne çarpmak gerek zamanenin fendini...
Göster: Kabaran sular nasıl yıkar bendini?
Küçük görme, hor görme, delikanlım kendini
Şu kırık abideyi yükseltecek taştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Bu kitaplar Fatihtir, Selimdir, Süleymandır.
Şu mihrap Sinanüddin, şu minare Sinandır.
Haydi artık uyuyan destanını uyandır.!
Bilmem, neden gündelik işlerle telaştasın
Kızım, sen de Fatihler doğuracak yaştasın.!
Delikanlım, işaret aldığın gün atandan
Yürüyeceksin... Millet yürüyecek arkandan!
Sana selam getirdim Ulubatlı Hasandan....
Sen ki burçlara bayrak olacak kumaştasın;
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
Bırak, bozuk saatler yalan yanlış işlesin!
Çelebiler çekilip haremlerde kışlasın!
Yürü aslanım, fetih hazırlığı başlasın...
Yürü, hala ne diye kendinle savaştasın?
Fatihin İstanbulu fethettiği yaştasın.!
ARİF NİHAT ASYA
|
| |
|
 |
29 May 2008 06:02 pm |
|
Mesaj: #4  |
| |
|
 aksi
|
Kayıt: 30.11.2005
Üye no: 2
Başlık: 772
Şehir: unuttum
34446 Puan
|
|
Güzel bir şiir resalist 
|
| |
|
 |
29 May 2008 06:05 pm |
|
Mesaj: #5  |
|
 |
|
|
|