 Ice Man
Eski Toprak
|
Kayıt: 13.01.2007
Üye no: 713
Başlık: 1793
Şehir: Near, far wherever you are...
45672 Puan
|
|
Halk ne mesaj verdi? |
|
|
Aylardır süren seçim heyecanı dün sona erdi, manzara şimdi netleşti. Halk iradesi ortaya çıktı. Bu saatten sonra herkesin yapacağı tek şey var: Seçmenin verdiği mesajı doğru okumak.
Bu mesaj sadece siyasi partilere değil; aynı zamanda medyadan sivil toplum kuruluşlarına kadar pek çok muhatabına verildi. Seçimin sıcak sonuçları gölgesinde meselenin birinci muhataplarına verilen mesajı doğru okumak için küçük bir deneme yapmakta fayda görüyorum.
AK Parti'ye: 3 Kasım seçimlerinde AK Parti, yüzde 34 ile iktidara yürümüştü. Seçmen, AK Parti'ye verdiği desteği sürdürdü; üstelik büyük bir oy artışını ortaya koydu. Oysa her iktidar, icraatlarından dolayı bir miktar yıpranır. Bu yıpranma payı sandığa yansır ve seçmen yanlış politikaların hesabını sorar. AK Parti, çok zor bir şeyi başardı ve uzun iktidar döneminden sonra girdiği ilk seçimde oylarını artırdı. Bunu doğru değerlendirmek gerekiyor.
Halk desteğinin artışında en önemli unsur ekonomideki istikrardır. Çünkü 2002 seçimlerindeki siyasi inisiyatif, o günkü siyasi partilerin yol açtığı ekonomik krize verilen cevaptı. Aynı krizin bir daha yaşanmamasını istiyor seçmen. Ayrıca cumhurbaşkanlığı seçimi sırasında mağdur duruma düşürülmesini onaylamadığını gösterecek şekilde AK Parti'ye destek veriyor. 10 puanlık artışa rağmen, Meclis'e üçüncü bir partiyi de alarak, daha katılımcı ve uzlaşmacı bir yöntem öneriyor, seçmen. Bunu doğru değerlendirecek AK Parti kurmayları, yeniden başlayacak cumhurbaşkanlığı seçimi sürecini daha yapıcı adımlarla yürütmek zorundadır. Bu adımlar siyasi kilitlenmeyi açacak yeni gündemler hazırlayacaktır.
CHP'ye: CHP'nin büyük bir patlama yapması bekleniyordu. Zira Cumhuriyet mitinglerinin rüzgarını arkasına almış bir parti vardı ortada. Üstelik DSP ile işbirliği yapmış ve solda birleşme sürecini başarıyla yönetmişti. Bu şartlar altında CHP'nin oy patlaması yapması söz konusu olmasa bile, büyük bir başarıya imza atması gerekiyordu. Üstelik cumhurbaşkanlığı seçiminde kritik bir rol üstlenen CHP kurmayları kendi kitlelerine, "Bakın biz AK Partili birini cumhurbaşkanı seçtirtmedik" diyerek heyecanlı bir propaganda yapıyordu. Halk, beklenen desteği vermedi. İzlenen yolun en büyük riski hırçın politikalar üretmesiydi. Halk kavga istemiyordu. Nitekim zahiri başarıya rağmen kullanılan üslup CHP'ye prestij kaybettirdi. CHP'nin bugünden tezi yok özeleştiri yapması, üslubunu gözden geçirmesi, Türk demokrasisinin en eski partisi olduğunu hatırlayarak halkın tamamını kucaklayacak bir yol bulması gerekiyor.
MHP'ye: Halk, MHP'ye 3 Kasım 2002 seçimlerinde sitem etmiş, yüzde 17'lik oy oranını yüzde 8,5'lara kadar çekmişti. Şimdi görünen o ki, vatandaş MHP'ye yeni bir sayfa açıyor. Buna saygı duymak ve bu mesajı doğru anlamak gerekiyor. Seçim meydanlarında ne denirse densin, şimdi MHP'nin yeni bir üslupla kendini halka daha çok sevdirmesi lazım. Bu şansı iyi değerlendirecek bir MHP, merkez parti konumuna doğru yürüyebilir.
DP'ye: Merkez sağın Menderes'ten beri devam eden kolu, önce cumhurbaşkanlığı seçim sürecinde bir dizi hata yaptı. CHP ile ittifak ettiğine dair oluşan hava, halkı DP'den uzaklaştırdı. Bu arada Anavatan ile yaşanan birleşme sürecinin tam bir fiyaskoya dönüşmesi DP'nin talihsizliği oldu. "Kaybedersem koltuğa yapışmam." diyen Ağar, daha ilk sonuçlar gelir gelmez istifa etti. Bu saatten sonra DP'nin kendini toplaması zor. Bugünden itibaren seçim sonuçları üzerinde çok şey söylenecek, çok şey yazılacak. Ama unutulmaması gereken bir gerçeğin daha sık dile getirilmesi gerekiyor: Türk halkı, büyüyen ve güçlenen bir Türkiye istiyor. Bundan sonra küçük kavgalar altında ezilmemek gerekiyor.
Halk iradesinin sandığa nasıl tecelli ettiğine, kim itiraz edebilir ki!
EKREM DUMANLI
|
| |
|