YAZAR: ivan
Tarih: Pts Kas 10, 2008 2:36 pm
15 kişiyi yakarak katletmekten elektrikli sandalye cezası verilen bir
mahkûmun infaz günü gelmişti. İki görevli onu sandalyeye götürüyordu. Elleri
kelepçeliydi. Kelepçeler sadece mahkûmun elini değil, hayatını da sımsıkıya
bağlar. Bu mahkûmda aynen öyle bir durumdaydı. Sandalyeye getirip
oturttular. Kelepçeleri çözdüler. Sandalyenin olduğu oda loştu. Görevliler
net olarak seçilmese de, mahkûmun olduğu sandalye aydınlıktı. Görevliler
birbirlerine bakarak vaktin geldiğini ifade eden bir edayla bakıştılar.
Adetten bir soru soracaklardı.
" Son isteğin nedir mahkûm?"
Mahkûm, hafif gülümseyerek bir sigara istedi. Son isteği bir sigaraydı.
Odadaki bir görevli dışarı sigara almaya gitti. Döndüğünde mahkûm da hala
aynı yüz ifadesi vardı. Sigarayı uzattılar. Mahkûm sigarayı eline aldı ve
parmakları etrafında bir tur attırdı. Sigarayı ağzına götürürken duraksadı "
Bu sigarayı bir hayat olarak düşünelim" dedi ve gülümsedi. Ağzına götürdü.
Görevlilerden biri çakmakla sigarayı yakmak istedi ama mahkûm elini tuttu
engelledi. " Birinci kural, hayatını kesinlikle başkasına yaktırmayacaksın.
Hayatta her işi kendin yapacaksın " dedi mahkûm ve görevlinin elinden
çakmağı aldı, kendi yaktı. Görevliler şaşırdılar ama karşı koymadılar.
Sigarasını içmeye başlamıştı ve bir anda tekrar konuşmaya başladı. " Daha
demin sigarayı hayat olarak göstermiştik. Hayatımızı ne olursa olsun
kendimiz yakalım, kendimiz tutuşturalım ve kendimiz söndürelim." Dedi.
Görevliler dikkatle dinlemeye devam ettiler. " Şimdi de sigarayı, öldürdüğüm
insanların hayatı olarak görelim. Hayatlarını yaktım, hepsini tutuşturdum
aynı sigara gibi, ve hepsini söndürdüm aynı sigara gibi…" Görevliler hafif
ürkmüştür. Mahkûm arada sırada öksürmektedir. Sigarayı içmekte güçlük
çekiyordur. " İkinci kural, kimsenin hayatına karışmayacaksın. Ben karıştım
ve sonum burası gördüğünüz gibi" Zaman akıp geçmektedir. Mahkûmun sigarası
da bitmeye başlamıştır. " Üçüncü kural, sigara bir hayat ise dibini
göreceksin. Aynen ben şimdi hayatımın dibini göreceğim gibi".
Görevliler artık zamanın geldiğini söylerler. Ve mahkûmun ellerini
elektrikli sandalyeye bağlarlar. Mahkûmun kafasına ve kollarına kablolar
takılır. Ve başlayın işareti verilir. Mahkûm son kez ağzını açar
" Dördüncü kural, bilmediğiniz şeyi yapmayacaksınız"
Görevliler, işareti verir ve infaz gerçekleşir. Mahkûm can verir.
Kurallarıyla birlikte hayata gözlerini yumar.
mahkûmun infaz günü gelmişti. İki görevli onu sandalyeye götürüyordu. Elleri
kelepçeliydi. Kelepçeler sadece mahkûmun elini değil, hayatını da sımsıkıya
bağlar. Bu mahkûmda aynen öyle bir durumdaydı. Sandalyeye getirip
oturttular. Kelepçeleri çözdüler. Sandalyenin olduğu oda loştu. Görevliler
net olarak seçilmese de, mahkûmun olduğu sandalye aydınlıktı. Görevliler
birbirlerine bakarak vaktin geldiğini ifade eden bir edayla bakıştılar.
Adetten bir soru soracaklardı.
" Son isteğin nedir mahkûm?"
Mahkûm, hafif gülümseyerek bir sigara istedi. Son isteği bir sigaraydı.
Odadaki bir görevli dışarı sigara almaya gitti. Döndüğünde mahkûm da hala
aynı yüz ifadesi vardı. Sigarayı uzattılar. Mahkûm sigarayı eline aldı ve
parmakları etrafında bir tur attırdı. Sigarayı ağzına götürürken duraksadı "
Bu sigarayı bir hayat olarak düşünelim" dedi ve gülümsedi. Ağzına götürdü.
Görevlilerden biri çakmakla sigarayı yakmak istedi ama mahkûm elini tuttu
engelledi. " Birinci kural, hayatını kesinlikle başkasına yaktırmayacaksın.
Hayatta her işi kendin yapacaksın " dedi mahkûm ve görevlinin elinden
çakmağı aldı, kendi yaktı. Görevliler şaşırdılar ama karşı koymadılar.
Sigarasını içmeye başlamıştı ve bir anda tekrar konuşmaya başladı. " Daha
demin sigarayı hayat olarak göstermiştik. Hayatımızı ne olursa olsun
kendimiz yakalım, kendimiz tutuşturalım ve kendimiz söndürelim." Dedi.
Görevliler dikkatle dinlemeye devam ettiler. " Şimdi de sigarayı, öldürdüğüm
insanların hayatı olarak görelim. Hayatlarını yaktım, hepsini tutuşturdum
aynı sigara gibi, ve hepsini söndürdüm aynı sigara gibi…" Görevliler hafif
ürkmüştür. Mahkûm arada sırada öksürmektedir. Sigarayı içmekte güçlük
çekiyordur. " İkinci kural, kimsenin hayatına karışmayacaksın. Ben karıştım
ve sonum burası gördüğünüz gibi" Zaman akıp geçmektedir. Mahkûmun sigarası
da bitmeye başlamıştır. " Üçüncü kural, sigara bir hayat ise dibini
göreceksin. Aynen ben şimdi hayatımın dibini göreceğim gibi".
Görevliler artık zamanın geldiğini söylerler. Ve mahkûmun ellerini
elektrikli sandalyeye bağlarlar. Mahkûmun kafasına ve kollarına kablolar
takılır. Ve başlayın işareti verilir. Mahkûm son kez ağzını açar
" Dördüncü kural, bilmediğiniz şeyi yapmayacaksınız"
Görevliler, işareti verir ve infaz gerçekleşir. Mahkûm can verir.
Kurallarıyla birlikte hayata gözlerini yumar.